....belki orada ikiniz birliktesiniz, iklimleri geziyorsunuz. Belki daha da yakın da; komşunun kapısında peyda olup elimi uzattığımda mırıldayan gri kedi o; belki diğer komşumun tasmasıyla dolaştırırken gördüğüm yavru köpeği o; belki birkaç ay önce meydanda neşeyle oynayıp annesini babasını peşinde koştururken gördüğüm küçük çocuk o; belki çoktan kurudu sandığım çalılarda ansızın açan çiçek o; o belki şu bulut, şu dalga, şu yağmur, şu sis. Ölmesi ya da ölüm biçimi değil mesele; inanarak ölmüş olması. Ben de gördüğüm her şeye şefkatle yaklaşıyorum, baktığım her şeyde onu görüyorum.
...sesi ruhsuz, neşesizdi, hiç istemediği bir hayata sürgün ediliyormuş gibi.
"Uzaklara giderim belki" dedi sesli düşünür gibi. "Görmem gereken bir sürü yer var."