Kitaptan önce filmini izlemiştim ve müthiş etkilenmiştim. Konusu hayvanlar olunca film, kitap ayrı güzel. Cengiz Aytmatov'un yazarlığı çok sade, kolay ve doyurucu. Şahsen okurken, yazarın kendisinin de bu kitaptan ayrı etkilenip kendi ruhunu kattığını düşünüyorum. Gülsarı muhteşem bir yorga, kendim dokunmuş ve sevmiş kadar oldum ama işte böyle namlı bir atın hayatı da pek kolay olmaz. Öte yandan sahibi Tanabay, Gülsarı'ya çok saygı duyuyor hatta bir insandan bile çok ama söz konusu canından vazgeçercesine taptığı partisi olunca mecburen Gülsarı'yı, bir halta yaramayan, saygınlığının muhteşem bir ata sahip olunca artacağını sanan zübüklere veriyor . Zaten temelde kitap komünist sistemi çok şık anlatmış, başında düzgün, ahlaklı bir insan olmayınca sistemin nasıl çöktüğünü ve altında kalanların da sadece emekçi, ülkesine bağlı insanlar olduğunu anlatıyor. Tanabay ve Gülsarı da sadece bu hikayelerden biri. Film ve kitaptaki olaylar biraz farklı, filmde, en yakın arkadaşı ölüme yakın olduğu esnada, Tanabay onunla kavga etmiş ve maalesef son sözüne yetişememişti, Tanabay ağlayarak şunları söylemişti: "Seni sözlerimle öldürdüm, şimdi sustu dillerim" çok etkilemişti beni. Tanrının yılkısında gönlünce koş. Elveda Gülsarı....