“Asıl tuhaf olan kuyruklarını havaya dikmeleri değil ki,”“tuhaf olan bizim bunu tuhaf bulmamız. Her şeyi kendimize göre açıklamaya çalışıyoruz. Biz de böyle açıklanamayan, tuhaf hareketler yaptığımızda genellikle dua ediyor oluyoruz. Belki onlar da bu şekilde dua ediyorlardır.”
Belki de kazanmaya çok ihtiyacınız vardı. Tıpkı uçuruma düşen birinin bir tutam ota sarılması gibi. Kabul edersiniz ki uçuruma düşmeyen biri ağaç dalı diye ota sarılmaz.
Yeni doğmuş bir bebek yetişkinden farklıdır; ben de bugün dünkünden farklıyım. Buddha'nın deyişiyle, hiçbir şeyin bana ait olduğunu ileri süremem ve hiçbir şey hakkında işte ben buyum diyemem. Yani ne ben vardır ne de kişiliğin değişmez bir özü."