Loma

Loma
Öğretmen
Diyarbakır
Diyarbakır, 1 Ocak
52 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
"Kurt"(kısa) Kürtçe'den diğer dillere geçen kelime
Kürtçede kurt, Fransızcada court, Almancada kurz, İngilizce short, şeklinde tecelli eden kelimeye rast geldim. Müellifin ifadesine nazaran bu müşterek kelimelere asıl [temel oluşturan] olan Kürtçe "Kurt"tur. Diğerleri bundan türemişlerdir.
Sayfa 63
Rica ederim öncelikle. Üzülerek belirtmek isterim ki dile tam anlamıyla(fonetik,semantik,morfoloji,etimoloji)hakim olunmadığı sürece kitabın tamamı okunduktan sonra bile kelimenin kökeni hakkında tam teşekküllü bilgiye sahip olmak olağandan uzaktır. Kurt/Qurt( Kısa) kelimesine gelecek olursam şunu belirtmek isterim: Kelimelerin kökeni hakkında bilgiye erişmek isteyenlerin yek diğer yöntemi ise dilin kendi içerisindeki diğer kelimelerle olan semantik ilişkisini ele almaktır. Sözgelimi Kürtçedeki Kurt(kısa) kelimesi K/Qurt(yudum) Kur(yülümek,tıraşlamak,kısaltmak) kelimesiyle yakından ilintilidir. Tarih ve cografik yapı gözetilerek bu üç kelimeden ilkinin KUR kelimesi olduğu bir gerçektir. Ilk insanlığın doğuşunun mezopotamya bölgesinde olduğuna dair tarihi kaynaklar vardır. Bundan yola çikarak kur kelimesin ilk çıktığı yer mezopotamyadır diyebiliriz. Kur kelimesi tıraş etmek, kısaltmak anlamına gelir. Qurt/Kurt kelimesi de yudum anlamına gelir. Yani çok KISA bir sürede/lahza gerçeklesen eylemdir. Bu sebeble Kurt kelimesini kısa anlaminda da kullanırız. Kısacası tarihsel olarak Kur=K/qurt》Kurt kelimesinin anlamsal olarak bu şekilde ilerlemiştir. Diğer avrupai akraba dillerde bu bahsettigim üç kelime üç farkli yapiyla ifade edilir, fakat kürtçede aralarındaki anlamsal bağlantıyı ifade ettim. Umarim bir nebze olsa da yardımci olmuşumdur. Celadet Bey belki bu duruma binaen kürtçe olduğunu söylemiştir. Saygılarımla.
Kürtçe eş anlamlı sözcüklere pek o kadar muhtaç değildir.
Nitekim "çatlak" anlamını ifade için Kürtçede dört fiil vardır. Terikîn: bir bölgenin çatlayıp, derin çatlağın bitişikliğini muhafaza ettiği yerlerde kullanılır. Dudağın, derinin çatlamasında olduğu gibi. Derizîn: Derinliğin tamamıyla çatlayıp fakat cismin parçalarının birbirinden ayrılmadığını gösterir. Camın çatlaması gibi. Keleşîn: Toprağın çatlaması halindeki çatlaklığı ifade eder. Şeqitîn: Çatlayan cisimden bir kısmının sukût ettiğini veya kaydığını gösterir. Bir kayanın çatlayıp bir kısmının kaymakta veya devrilmesinde olduğu gibi.
Sayfa 60
Ayrıca bahsettiğiniz kelimelerin eş anlam olabilmesi için " aynı anlamsal değere sahip olmalı." Dört kelime, anlam bakımından aynı gibi görünsede aralarında nüans vardır. Bu durum bile eş anlamın mantıksal yapısına terstir. Sözgelimi "destê min terikî" diyebilip "destê min derizî" diyemiyorsak iki kelimenin eş anlamlı olma durumu ele alınamaz.
Önceki 3 yanıtı göster
Evet, sözlükte geçiyor. Yalnız, kullanan kimseyi pek görmedim. O nedenle acaba kullanıyor musunuz diye merak ettim.;)
"Kurt"(kısa) Kürtçe'den diğer dillere geçen kelime
Kürtçede kurt, Fransızcada court, Almancada kurz, İngilizce short, şeklinde tecelli eden kelimeye rast geldim. Müellifin ifadesine nazaran bu müşterek kelimelere asıl [temel oluşturan] olan Kürtçe "Kurt"tur. Diğerleri bundan türemişlerdir.
Sayfa 63
Fatoş barlas
Fatoş barlas
tesadüf eseri sorunuza denk geldim. Yanıtlamak istedim. "Neye dayanarak bir kelimenin × dilinden türediğini anlayabiliriz." diye sormuşsunuz. Şöyle ki: sosyolengüistik denilen bir dil bilim dalı vardır; dil, kültür, toplum arasındaki ikişkiyi inceler. Bir kelimenin hangi dilden diğer dillere geçtiğini anlamak istersek bunun salt köküne bakmak bazı durumlarda yetersiz kalır. Bu durumda dildeki kelimenin kültür ve toplumdaki islevini, ilişkisini de irdelemek gerekir. Misal: Nan (ekmek) kelimesinin Kürtçeden diğer dillere geçtiğini (farsça,hintçe vb) söylesem; "hadi canım, neye dayanarak" diyeceksiniz. Bu durumda kelimenin kökü değil, kültür, toplum, tarih ilişkisine bakmak lazım gelir. Bu durumda ilk yerleşik hayata geçen, ilk buğday tanelerinin görüldüğü yer mezopotomya coğrafyasıdır. Böylelikle Buğdaydan ilk nesneyi yapan toplumun o nesneye "nan" demeleri son derece doğaldır değil mi? Bu kavim asırlarca başka kavimlerin o varlığa isim vermeleri beklenmiş olamaz. Boylelikle nan kelimesinin Mezopotomya'da ortaya çıktığı aşikardır. Geriye tek bir soru kaldı: nan kelimesine nan diyen ve Mezopotamya'da varlik gösteren kavim kimdir? :) Bu, sadece bir örnek bunun gibi yüzlerce kelimeyi dile getirebilirim.
Kürtçe eş anlamlı sözcüklere pek o kadar muhtaç değildir.
Nitekim "çatlak" anlamını ifade için Kürtçede dört fiil vardır. Terikîn: bir bölgenin çatlayıp, derin çatlağın bitişikliğini muhafaza ettiği yerlerde kullanılır. Dudağın, derinin çatlamasında olduğu gibi. Derizîn: Derinliğin tamamıyla çatlayıp fakat cismin parçalarının birbirinden ayrılmadığını gösterir. Camın çatlaması gibi. Keleşîn: Toprağın çatlaması halindeki çatlaklığı ifade eder. Şeqitîn: Çatlayan cisimden bir kısmının sukût ettiğini veya kaydığını gösterir. Bir kayanın çatlayıp bir kısmının kaymakta veya devrilmesinde olduğu gibi.
Sayfa 60
Ayrıca bahsettiğiniz kelimelerin eş anlam olabilmesi için " aynı anlamsal değere sahip olmalı." Dört kelime, anlam bakımından aynı gibi görünsede aralarında nüans vardır. Bu durum bile eş anlamın mantıksal yapısına terstir. Sözgelimi "destê min terikî" diyebilip "destê min derizî" diyemiyorsak iki kelimenin eş anlamlı olma durumu ele alınamaz.
Önceki 1 yanıtı göster
Evet, ben de pekiştirmek istedim. :) Bu arada, eğer sizin diyalektte bu kullanım varsa şimdiden affınıza sığınıyorum. "Erd kelişî değil, qelişî." deriz. Belki de sizin kadar kibar değiliz:)
2 yanıtı göster