Elif Kurt

Elif Kurt
@Lonelyshepherd
Kim, nasıl, hangi bahaneyle onu bana tanıştırdı unuttum gitti. Çünkü unutulmayacak yalnız o kaldı.
Alıntı
"... Ama diyeceksin ki, hayatında çok güldün de bu gözlerinin kenarındaki çizgiler ondan... Ağzının kenarındakiler de... Hayır azizim! Ben hiç gülmedim demem; güldüm. Güldüm ama şöyle içten, candan gülmedim."
Alıntı
“Sırlar kırılgandır. Çünkü taşı­yan kırılgandır. Sırrın sahibi bazen canı pahasına taşır ve saklar sırrı. Ama sonra paylaştığı kişi aynı özeni göstermeyebilir. Bozuk para gibi harcayıp önüne gelene anlatabilir ya da daha bile kötüsü, unutabilir." "Unutması neden anlatmasından kötü olsun?" "Sırlar da aşklara benzer biraz. Paylaştığın kişi, ona senin verdiğin kıymeti vermeyebilir. Sen büyüttüğün bir çiçek gibi incitmekten çekinerek ihtimamla sunarsın, karşındaki ağzının kenarıyla teşekkür edip kenara koyar mesela. O zaman anlarsın ki, emanete biçtiğin değer, senin doğurup büyüttüğün, kendi ellerinle yüklediğin hislerin toplamıymış meğer. Taptığın tan­rının aslında var olmadığını öğrenmek kadar acıklı bir şey bu. Yüzleşmek istemediğin için de başkasıyla paylaşmaya korkar­sın."
Alıntı
Yok, içimden gelmiyordu. Ölmemiştim ve böylece hayat bütün anlamını yeniden yitirmişti. Sadece tek bir arzu kıpırda­nıyordu içimde, hafifleme arzusu.
Alıntı
Hep uzaklara gitmenin, yeni bir yerde yeni bir yaşam kur­manın hayalini kurmuş babam. Fakat bu hayali gerçekleştir­mek için kılını bile kıpırdatmamış. Geçim derdi, aile birliği, ha­yat gailesi derken, saplanıp kalmış Sultanşehri'ne. Sevmediği bir işi yaparak, gönlünün çekmediği bir kadınla, hep kaçmak is­tediği bir şehirde, hayatın ona karşı hiç de adil davranmadığına inanarak, inandığına bilenerek, bilendiğine ses edemeyerek kös kös yaşayıp gitmiş. Gittiği yere kadar. Bazen, o arabanın altına kazara girmediğini düşünüyorum.
Alıntı