Fransız Romantizminin ve Fantastik edebiyatının en gizemli ve öncü figürlerinden biri olan Nodier’nin edebi tutumunu, kitaplarını okumayanların bile anlayabileceği şekilde mercek altına alıyor. Okur sadece yazarın biyografisiyle karşı karşıya değil aynı zamanda 19. yüzyılın karanlık, tekinsiz ve bir o kadar da büyüleyici atmosferinin tam içinde neler döndüğünü anlamaya çekiliyor. Nodier’nin eserlerindeki fantastik unsurları; uyku, rüya ve delilik katmanlarında derinlemesine inceleniyor, bu kavramların gündelik anlamlarının çok ötesinde, insanın bilinçaltına açılan birer kapı olduğu anlatılarak aslında Fransız fantastik akımının nereden ilham alınarak katmanlandırıldığını gözler önüne seriyor.