Kitabı ilk okumaya başladığımda dilinin çok yalın olması bana kitabı sıkıcı ve boş olduğunu hissettirmişti. Ama ilerledikçe o yalın anlatımın aslında ne kadar güçlü olduğunu farkettim. Özellikle son sayfalarda inanılmaz duygulandım.
Çinli köylü bir adamın hayatını kısaca dinlerken hem basit ve sade bi hayat görüntüsünün altında ne kadar acı olaylar yaşayabileceğini görüyoruz. Hemde bunları yaşarken ekstra dramatize etme ihtiyacı duyulmuyor. Çünkü o yalın anlatımı en güçlü silahı olmuş yazarın.
Kitap çinde uzun zaman yasaklı kalmış. Kitabın sonunda bunun nedenini anlayabiliyorum. Yaşanılan her ölümün arkasında gizli bir toplumsal bir neden yatıyor ve bir sorunun nedeni aslında.
Kısa ama etkileyici.