Genizden gelen kısık ve gür bir sesle devam etti. "Düşmanlarımın en çok yaptığı hata neydi biliyor musun, prenses ?" Göz temasını bozmadan eldivenlerini sol elinde tutarak sağ elinin işaret parmağını tamda prensesin çene hizasına gelecek şekilde kaldırdı. Ve konuşmasına kaldığı yerden devam etti. "...beni fazlasıyla hafife aldılar. Ve sen Lyra, sen beni fazlasıyla hafife alıyorsun. Sonunda üzülmeni istemem. O yüzden aileni bu savaştan çıkaracaksın. Aksi takdirde karşında gelmiş geçmiş acımasız prensi görürsün." Prens yüzünde muzip bir sırıtışla geri çekilirken prenses, prensin geri çekilerek açtığı boşluğu prensin üzerine yürüyerek kapatır. Çevreden yayılan toprak kokusunu ciğerlerine çeker. Kahvelerini prense dikerek Elyria'nın tüm ciddiyetiyle konuşmaya başlar. "Krallığımın aksine ben seni hafife almıyorum Moria prensi. Ayrıca ailemi bu savaştan çekmem demek Elyria'nın Moria' ya diz çökmesi demek. Bunu asla yapmayacağım. Duydun mu beni prens! Asla o savaştan geri çekilmeyeceğiz. Şu lanet kitabı bulup bir an önce krallıklarımızı kurtarmalıyız. Elyria' yı savaştan çekmek yerine kitabı nasıl bulabiliriz onu düşün Moria prensi."