Bilir kişi değilim. Kendi "öznel" yorumumu yapıp gideceğim.
Sırf yazılmış olsun diye yazılan o kadar gereksiz cümleler vardı ki! Bu fazlalıklar yüzünden okunması güçleşiyordu. Anlatımı ağırlaştırıp,sıkıcılaştırıyordu. Olmasada olur diyebileceğim,önemsiz detaylar bol bol vardı. Biraz daha sadeleşmeye gidip,akıcılığı yakalayabilirdi. Öyleki bazı sayfalardaki o gereksiz cümleleri çıkardığımız zaman geriye sayfanın yarısı kalırdı.
Bazı yazarların çok ilgi çekici bir kurgusu olmasına rağmen bunu yazıya dökememe sorunu var. Bu kitapta da vardı.
Daha çok kelime= daha çok edebiyat demek değildir.
Örnek vermem gerekirse ilk 50 sayfayı 25 sayfada daha akıcı ve etkileyici anlatabilmek varken,sakız gibi uzatarak zor okunur bir hale getirilmiş.
Zaman kavramı birbirine girmişti. Hangi olay ne zaman yaşandı kafa karıştırıcı. Birşeyler oluyor ama ne tam anlaşılmıyordu.
Bölümler kısa değil, uzundu.
Darlington'un karizması der,susarım okurken o karizmayı hissettirdi. Centilmen bir beyefendi! İnce ince işlenen en keyif verici karakter olduğunu söyleyebilirim.
İlgi çekici bir konusu var. Merak uyandırıyor. Özellikle de griler bende merak uyandırıyor. Daha fazla okuma isteğiyle doluyordum. Griler ve onlara dair daha fazla detaya girseydi keşke. Yaşayanlar değil,ölüler daha ilgi çekiciydi. Sonlara doğru çıtayı yukarı çıkardı.
Bu arada kitap kapağının güzelliği der ,susarım