Düşüncelerin kafamı allak bullak etdiği, birisiyle konuşmak ihtiyacı hissettiğim an anladım; en baştan yalnış yapmışdım. Şu yaşıma kadar hiç beni anlayacak arkadaşa, dosta sahib olmamışdım. Çok üzücü.
Doğum günümden hiç hazz etmem. Sanki aynı zaman hem boş vermek istiyordum hem de anın tadını çıkarmak istiyordum. Doğum günü anlayışı niçin var anlayamıyorum. Tebriklere teşekkür etmek, pasta üflemek ve yılların manasızca akışına seyr etmek; bunu en çokta eriyen mumun az kala pastaya yapışıcağını seyr ederken hissediyordum. Yaşadığım tüm bu yıllar mumdan farksızdı. Tek fark üfleyerek durdumamızın acizliyiydi..