Sanatçı nasıl işleyeceği konuyu seçiyorsa, işlediği konu da onu seçer. Sanat da bir bakıma dünyada yarım kalmış, geçip giden şeylere karşı bi başkaldırıştı: Onun yegane amacı, duygularının kaynağını oluşturduğu için korumak zorunda olduğu gerçekliğe farklı bir biçim kazandırmaktır. Bu bağlamda hepimiz gerçekçi olduğumuz gibi, kimse gerçekçi değildir.
İki tür Sosyalizm vardır.
Bunlardan biri komünistik, diğeri dayanışmacıdır.
Biri diktatörce, diğeri özgürlükçüdür.
Biri metafisizksel, diğeri pozitiftir.
Biri dogmacı, diğeri bilimseldir.
Biri duygusal, diğeri yansıtıcıdır.
Biri yıkıcı, diğeri yapıcıdır.
"Herkes kendine ait ya da en azından kendi ana vatanına ait bir Tanrı arzu eder. Her ulus, dünyaya sığmayacak Tanrı'yı, kendi tapınaklarıyla sınırlamak ister."