Acıların sonu gelmez lâkin acılarına artık son verebilirsin, demişlerdi bana. Hiçbir acım geçmediği gibi daha çok acıya boğulacağımı da bilememişim. Nasır tutmuş acılar bütün bedenimdeydi.
Gökyüzüne asılı kalan ruhum, yıldızı olmayan bir gece gibi karanlığa hapsoldu; acılar beni kaçtığım felaketlere sürüklerken çehremde oluşan portreyi hiçbir ressam tabloya dökemezdi.
Yürümeye başladım. Ailem bana ihanet etmişti. Canımı düşünmeden vereceğim dostum bana ihanet etmişti. Bana ihanet eden hep en güvendiklerimdi. Asla ihanet etmez dediğim kim varsa ihanet etmişti. Ben o zamandan beri kimseye güvenmiyordum ve çevremdeki insanlara anlam yüklemiyordum. Karşılığını en acı şekilde almıştım.