SPOİLER İÇEREBİLİR
Kitabın ana kahramanı okurken beni sinirlendirecek davranışlarda bulunmuş olsa da başına gelenler de bir o kadar üzdü. Gençlik yıllarındaki kendini bilmez tavırları.. Oğlunu okutmak için kızını bir süre başka bir aileye evlatlık vermesi,(en çok bu kısımda sinirlenmiş olabilirim.) yine oğluna karşı hırpalayıcı tavırları… Gün sonunda yaptıklarından pişmanlık duyuyordu hep aslında,hatta hatasını affettirmek için kendine göre çabaları da vardı ama sanırım tam olarak sevmenin ne demek olduğunu bilmiyordu.
Diğer yandan insanların yoksulluk içindeki halleri, yiyecek tek bir lokma bulamadıkları zamanlar, yoksullukla birlikte gelen hastalıklar ve çaresizlikler…
Kısacası birden çok duyguyu beraber hissettiğim bir kitap oldu. Sonrasında ne olacak diye merakla okudum oldukça akıcıydı.
Son olarak kitabın adı ironik gibi dursa da aslında Yaşamak dediğimiz şey tam olarak böyle bir şey galiba…