Gogol'dan okuduğum ilk kitaptı. Kitap 4 bölümden oluşup en sevdiğim bölümü Palto oldu. Bazı insanlar için bir paltonun önemini, küçük düşürülmenin insanda yarattığı travmayı gösterdi.
Bu kitabı okumaya başladığımda bu kadar akıcı olacağını düşünmemiştim hiç. Kitabın özeti sanki şu cümlede gizliydi: Emrayin dişlerini sıktı, yine de acılarla inledi, ama bir şey söylemeye cesaret edemedi. Konuşmadan, düşünce yoluyla veda ediyordu oğluna. Bu veda sürdükçe, kalkıp son adımını atması da o kadar zor oluyordu. O gece şunu da anladı: O güne kadarki hayatı , o gecenin, o anın hazırlayıcısı idi. Doğmuş, yaşamış ve şimdi, son gücüyle, oğlunda kendini sürdürmek için ölüyordu.
Bu kitabın ilk satırlarında çok sıkılmıştım lakin okumaya devam ettikçe sanki hayatımla özdeşleşen bir şeyler görmeye başladım. Bazı yerlerin altını çizdim, notlar aldım. İleride ikinci kez okuyacağım kitaplarımın arasına koydum.
Alışmışım bir olay örgüsü üzerinde yazılan kitapları okumaya, kitabı okurken sürüklenmeye, kitap bitmesin diye az az okumaya. Ama bu kitapta biraz sıkıldığımı belirtmeliyim. Çok benlik bir kitap değildi açıkçası. Ama okunmalı mı derseniz okunmalı.
Babamı kaybedeli tam 81 gün oldu. Ve benim babamı kaybettikten sonra okuduğum ilk kitap. Anlatımı sade ve akışkan bir kitaptı benim için. Altını çizdiğim onlarca yer vardı ama bu kafayla her altını çizdiğim satırı buraya yazamadım.