Büyük şehirde yaşarken, kendi ve karısı gibi kentsoylular için çok önemli olduğunu sandığı kavramlar, istekler, öncelikler, Doğu'nun bu köşesindeki insanların sorunlarının yanında, çocukça şımarıklıklara, anlamsız kaprislere dönüşmüştü. İçleri boşalmış, hiçbir önemi kalmamıştı.
Kaymakamlıkta ilk göreviydi. Dal gibi ince bir genç adam... "Bıyık bırak, oğlum" diye nasihat etmişti bir emekli hükümet doktoru, "seni böyle tüysüz görürlerse, adam yerine koymazlar. Mutlaka görev yerine gitmeden önce bıyık bırak."