İnsan yaşamı ve onurunu artık tanımayan ve insanı iradesinden soyutlayarak onu yok etmeyi planlayan bir dünyada, kişisel benlik en sonunda değerlerini kaybedebiliyordu. Toplama kampındaki bir insan kendisine saygısını korumak için son bir mücadele vermediği takdirde birey olma; aklı, iç özgürlüğü ve kişisel değerleri olan bir varlık olma hissini kaybediyordu. Bu durumda kendini sadece korkunç bir insan kitlesinin bir parçası olarak görmeye başlıyor ve varoluşu, hayvan yaşamı seviyesine iniyordu.
Türk milliyetçiliği bir doktrin değildir. Tarihsel ve siyasal bir olaydır. Aşırı ırkçılıkla, emperyalizm ve faşizmle herhangi bir ilgisi yoktur. Türk milliyetçiliği fikren, fiilen, hissen milli birliğe sahiptir.
 Atatürk, vatanını karış karış gezmiş,tanımıştır. Bu konuda şöyle demiştir;
“ Yurt toprağı… Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için birer fedaiyiz. Fakat sen Türk ulusunu ebedi hayatta yaşatmak için hep feyizli kalacaksın…”