Hikâyelerim de zaman kavramını Yok
Profesyonel de değilim spontane yazıyorum noktalama işaretlerini de çok umrumda değil. Aynı frekansı yakalarsan anlar ve hissedersin.
Bakire 92 yaşında bir ezidi Kürt Kocakari nın
Sahra çölü kadar kurak pörsümüş memesini emiyor gibiydik!
Yağmurlar bizi mi terketmiş ti.
Güneşi kim beklesin artık.
Yanıyor kalbim.
Banane yağmur dan
güneş ten
Rengarenk lerden
Banane herşey den
Ve sana ne!
Seyyah indi atından.
Çöle baktı suyu vardı içti.
Susuz değil di.
Ata bindi sürdü hana.
Han da atını sattı onun yerine deve aldı.
Bindi deve ye ve sürdü daha uzaklara
Seyyah indi devesinden.
Çöle baktı suyu vardı içti.
Susuz değil di.
Deveye bindi sürdü hana.
Han da devesini sattı.
onun yerine oturdu içti.
Bir daha uzaklara gitme di.
Uzaklar ona geldi.
Eski Mardin'in dar sokakların da.
Ayağın da telkari halhal.
Ve ben bütün sumak ağaçlarının gölgesin de
Seni bekliyorum sevgili.
Ekşi yüzüm ile.
Oysa az önce yıkandım Dicle nehrin de.
Hasankeyf kalesin de güneş batmak istemiyor.
Ebabil kuşları terk etmemiş burayı.
Dicle nehri yine yanın da.
Hasankeyf.