“Seni karanlıkta, dışarıda bir arabaya yaslanmış halde dururken gören olursa kimse sana bağıramazdı, birileri senin kötü oldugunu düşünmeden, birileri bir şeylerin yanlış olduğunu söylemeden, bütün dünya hata yapmanı beklemeden birine yaslanabilirdin, oysa tek istediğin, tek istediğin Sally, sevmek, sevmek, sevmek, sevmekti ve kimse bunun delilik olduğunu söyleyemezdi.”
“Ve gülebilirdin Sally. Uyuyabilir, uyanabilir, seni kimin sevdiğini, kimin sevmediğini düşünmek zorunda kalmazdın. Gözlerini kapatırdın ve insanların ne dediğine aldırman gerekmezdi çünkü sen zaten hiçbir zaman buraya ait değildin ve kimse seni üzemezdi, kimse hayal kurmayı sevdiğin için tuhaf olduğunu düşünmezdi.”
“Burada çok fazla hüzün ve çok az gökyüzü var. Kelebekler de az çiçekler de, güzel olan çoğu şey gibi. Yine de payımıza düştüğü kadarını alır, tadını çıkarırız.”
“Marin bir yerlerde, sokak lambalarının altında kendi kendine dans ederek aynı şarkıyı söylüyor. Biliyorum. Bir arabanın durmasını, bir yıldızın kaymasını ve hayatını değiştirecek birini bekliyor.”