Mustafa Seyit KÖYLÜOĞLU

Mustafa Seyit KÖYLÜOĞLU
9/10
·50 syf.··
2023 42. kitabı
Kısa bir öykü kitabından tüm beklentileri karşıladığını düşünüyorum. Yazar ağaç sevgisini yeşertmek, tek bir adamın büyük şeyler yapabileceğini göstermek istemiş. Özellikle ortaokul düzeyi çocuklara okutmamız gereken müthiş bir eser. İşin en onurlu yanı ise yazarın da gerçekten kitap içindeki karakter kadar onurlu bir davranış sergileyip bu kitaptan kâr amacı gütmeyerek yayın haklarını ücretsiz bir şekilde devretmesi. @JeanGiono
Edebiyat & Roman
Ağaç Diken AdamJean Giono · Everest Yayınları; 1. basım · 20212,335 okunma
Reklam
Fareler ve İnsanlar
9/10
·111 syf.··
2023 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2023 00:10
Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; "En iyi planları fareler ve insanların /sıkça ters gider..." Bir yolculuk romanı diyebilirim bu kitap için, bir yolculuğa çıkmak ve yolun sonundaki hayaller için çabalayıp durmak. Yolun sonunda ise hayallerden çok hezeyanlar olduğunu görmek. Yalın ve gerçekçi bir dil kullanılmasına rağmen, Steinbeck okurlara çarpıcı bir kurgu de sunmuş bu romanında. Kitabın arka kapağında da dediği gibi, Steinbeck bu romanda bize, "toz pembe olmayan gerçek bir umudun" türküsünü dillendirmiş...
Edebiyat & Roman
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
Victoria
9/10
·120 syf.··
2023 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 00:59
Kitabın içinden tek bir alıntı yapmak istiyorum; "Victoria öldü". Bu cümleyi okuduğumda kendimi cenin pozisyonunda yere kıvrılıp ağlamaklı bir dille Anna Karenina öldü diyen Tolstoy gibi hissettim. Ve kitap aklımın karanlık tozlu kütüphanesine yerleşene kadar böyle hissedeceğimden eminim. Beklenen bir son olmasına rağmen beklediğim gibi gitmeyen bir son, Victoria'nın ölümü çok ani ve beklenmedik bir anda tezahür ediyor. Hamsun'ın Açlık'ta ki o sert, o melankolik dili bilakis burada da karşımızda. Aslına bakarsak klasik denilebilecek bir aşk öyküsü ama Hamsun çarpıcı diliyle özgünlük yakalamış bu romanda. Bütün karşıtlıklara rağmen birbirini seven iki genç fidan ve sürekli onları eğip büken rüzgarlarla karşılaşıyoruz, kitapta akıcı bir dil var hızlıca bitirilebilir. Okunmaya değer bir eser olduğunu söylemem gerekiyor. Son olarak ise sonuyla canımı sıkan ve sonuyla çarpıcılığı yakalamış bir roman diyebilirim.
Edebiyat
VictoriaKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,550 okunma
İnsancıklar hakkında ki yorumum
10/10
·184 syf.··
2021 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 02:15
#spoileriçerir Makar Devuşkin adlı bir memur ile Varvara Dobreselova arasında ki yazılan mektuplardan oluşan bu eser; hiçliğin, yoksulluğun ve sırf insanların görüntüye bakarak insafsızca yargılamalar yapmasının ve yoksul bireylerin bu durum üzerine utançla dolaşmalarının, aşkla harmanlanmış hikayesidir. "Düzen falan beklemeyin, burası Nuhun gemisi." Kitabın başlangıç kısımlarını sıkıcı bulabilirsiniz ama son kısımları gerçekten mükemmel. Varvara Dobroselova'nın son mektubu; beni alıp o duvardan bu duvara çarptı, tıpkı Makar Devuşkin gibi içimde fıtınalar koptu. Makar Devuşkin'in son mektubunda ise hiç bir çaresi olmadan Tanrıya yalvaran bir adamın çaresizliğini gördüm. Roman da iki karakterin bir araya gelip mutlu bir hayat yaşaması beklenirken, Dostoyevski'nin ana karakterlere kötü bir kader yazması ve bu kötü kaderi okuyucuya da yansıtması, gerçekten başarılı bir eserin ortaya çıkmasını sağlıyor. "... sanki insan rüyasında böyle bir saçmalık görmek zorundaymış gibi." Makar Devuşkin'in; bu son mektubumuz olamaz demesi ve o yazdığının son mektup olması beni yıkıp, viran etti.
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,7bin okunma
Spoiler içerir
7/10
·144 syf.··
2021 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 00:39
"Şiir ve hikayelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum." Yazarın önsözde de dediği gibi, kitapta kötü denecek öyküler vardı, ama mükemmel bulduğum öykülerde vardı. Mesela; Kanal adlı öykü o kadar içime dokundu ki özellikle birbirleriyle can ciğer dost olan insanların, çıkarları için yani sırf aç kalmamak için düştükleri çatışma, gerçekten yüreklere dokunuyor. Kanal adlı öyküden: Ecel gelir kapımızı dolaşır, Kara haberimiz köye ulaşır, Çifte gelin kuzu gibi meleşir, Yuma hocam, yuma, kanımız aksın, Dostumuz ağlasın, düşmanlar baksın. Bir diğer öykü ise "Bir Cinayetin Sebebi" adlı öyküydü. Öyküde, sırf hevesleri için bir kişinin yanlış şeyler yapabileceği ve ülkemizde Katilere, Suçlulara sanki güzel şeyler yapmışacasına hayran kalındığını, kaleme almış yazar. Bir Cinayetin Sebebi adlı öyküden: Sokakta görseler başlarını bile çevirmeyecekleri bu adam katil olunca gözlerinde bir ehemmiyet almıştı. Kumar falan bilmiyordum. Elimdeki yüz lirayı iki gecede yemek için çekmediğim kalmadı. Birde Bir Delikanlının Öyküsü adında ki öyküyü sanki bizzat yaşıyor, bizzat gözlerimin önünde görüyormuşcasına okudum. Sanki öykü okumuyor da tiyatrodaymışım gibiydi.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Venedik Yayınları · 201955,7bin okunma
Reklam