Elbette haklı İbn-i Haldun. Hatta yaşadığımız coğrafya ruhumuza ve karakterimize kendi ikliminde renkler sürer. Her insan yaşayan canlı bir coğrafyadır, denilebilir!
Spoiler içermektedir:
Kitapta işlenen temel konulardan biri olan 'bastırılmış cinsellikle', kitabın müstehcen içerik nedeniyle 100 temel eser arasından çıkartılmış olması durumu
Sibel hanım incelemenizi okudum emeğinize sağlık. Birkaç şeyi düzeltmek veya eklemek isterim müsadenizle. Konaktaki ilişki ağının karmaşası veya roman kişilerinin birbirini tutmayan açıklamaları(Örn. Zebercet'in doğumuyla ilgili ay karmaşası) bunların sebebinin elit bir okuyucuya seslenme çabası/kaygısıyla ilgisi yok. Böyle bir çaba ne Tarkovski'de vardır ne Ceylan'da ne de Demirkubuz'da. Zaten olursa hayatı bir parça eksik anlatmak zorunda kalırlar. Yusuf Atılgan insanın içyüzünü, yalan/yanlış gibi kompleks durumları anlatıcının tahakkümünden kurtararak okuyucunun takdirine sunuyor bu posmodern romanlarda karşılaşması olağan şeylerdendir ayrıca. Elit okuyucu kitlesine hitap etme gayreti popülist bir tavır olacaktır ki inanın Yusuf Atılgan hiç öyle biri değildir. Zira şehirden sıkılıp köy hayatı yaşayan günlük işleri en az yazarlık kadar önemseyen biridir.(bizzat kendi açıklamasıdır.) Faruk dayı-yengesi ile Bihter-Behlül ilişkisiyle ilgili benzerliğe katılamayacağım maalesef. Aylak Adam'da da böylesi bir ilişki var yani Halit Ziyadan etkilenmesiyle ilgilisi yok. Zebercet de Aylak Adamımız da kompleks durumlar yaşıyor, yazar bunun psikolojik zeminini kuruyor. Tabii bu değerlendirmelerin hepsi işin bencesi. 😊 Ayrıca bunların ahretle ilgisi yok dünya işleri bunlar diye çığırtkan edenlere de aldırış etme, oku kardeşim sen. Kur 'an; insanı, hayatı, manayı anlamamızı sağlayan bir kitap. Bütün bunları anlamamızı sağlayacak her kitap okunmaya değerdir.
Katkı sağlayan yorumunuz için teşekkür ederim. Elit okuyucuya ulaşma kaygısı, karakter boluğunu abartmak için kullandığım bir kinaye tabiki :) 'Modern toplumun eleştirisi' tek başına Atılgan'ın roman konularından biriyken, romanlarında sıradan insanların iç dünyasını ele alırken kendisini nasıl elitizm taraftarı ilan edebilirim ki :) Kitaptan bağımsız olarak Ceylan'ın 'Aydın' karakteri bile tek başına elitizmin absürt tarafını ortaya koymak için yaratılmış bir karakter.. 'Aylak Adam'ı uzun zaman önce okumuştum. Söz konusu ilişkiyi bu incelemeyi yazarken tamamen unutmuştum şimdi hatırladım ve Halit Ziya'dan etkilenmiş olma ihtimalini benim için daha da güçlendirdi :) tabi bu da benim şahsi görüşüm.
Son yorumunuza tamamen katılıyorum. İlk emri 'oku' olan içinde defalarca 'düşünmezler mi?' İbaresi geçen bir kitabı nasıl bu kadar sığ bir anlayışla yorumluyabiliyor insanlar, hayret ediyorum.