Hayatımda ilk defa bir bayramı ömrünün üçte ikisini hapiste geçiren bir insanla dolaşarak geçirdim. 35-36 yılını siyasi nedenlerle hapiste yatmış, ellili yaşlarında hapisten çıkmış bir insan. 2 saat boyunca hal ve hareketlerine dikkat kesildim. Empati yapmaya çalıştım fakat yaşamadığım bir durumu tam anlamıyla idrak edemedim. Arkasına baktığında hiç yaşanmamış bir gençlik, kurulamamış yuva, kaçırılmış bayramlar, çoktan ölmüş akrabalar ve yok olmuş bir geçmiş... O durgunluğun altında, telafisi asla mümkün olmayan koca bir ömrün sessiz yası yatıyor ve ben bu duyguları empati yaparak hissetmeye çalıştım; sadece empati yaparak; hiç yaşamadan. Fark ettim ki yaşanmamış bir hayat ve bu dünyaya yabancı bir insan vardı karşımda. Bir ara karşılıklı sohbet etmek için anlaştık. En kısa zamanda..