Bazıları ikilemler içinde geçirir ömrünü. Önce korktuğun şeyi istiyorsun sonra istediğin şeyden korkuyorsun. Birinin istemekten korkmasını anlarım da korktuğu şey istemesini ve sonrasında daha da çok korku yaşamasını anlayamam.. İnsanın düşünürken ve yargılarken, bu işi duygularından bağımsız yapamadığnı Dostoyevski şu sözlerle anlatır: " Sevdiğimiz insanların her yanlışında bir doğru, sevmediğimiz insanların her doğrusunda bir yanlış ararız"... Ne kadar da doğru öyle değil mi?