İslam'ın yedinci ve onuncu yılları arasında, alenen İslam'a davetin başlamasından Mekkeliler oldukça rahatsız olmuşlardır. Kabile örfleri de hiçe sayılarak Mekkeli müşrikler Müslümanlara toplumsal ambargo uygulamaya başlamışlar, Müslümanların direncini kırmayı arzu etmişlerdir. Açlık ile uzun süre eziyet gören Müslümanlara yardım ulaştırmayı ve iletişim kurmayı deneyenleri, tehdit etmişler, Müslümanlar ise bu imtihana sabretmişlerdir. Üç yılın sonunda güvenin yediği belgede yazılı kalan “Bis- mikallahümme- Allah'ım senin isminle başlarım İslam'ın yedinci ve onuncu yılları arasında, alenen İs- lam'a davetin başlamasından Mekkeliler oldukça rahatsız olmuşlardır. Kabile örfleri de hiçe sayılarak Mekkeli müş- rikler Müslümanlara toplumsal ambargo uygulamaya başlamışlar, Müslümanların direncini kırmayı arzu etmiş- lerdir. Açlık ile uzun süre eziyet gören Müslümanlara yar- dım ulaştırmayı ve iletişim kurmayı deneyenleri, tehdit etmişler, Müslümanlar ise bu imtihana sabretmişlerdir. Üç yılın sonunda güvenin yediği belgede yazılı kalan “Bismikallahümme- Allah'ım senin isminle başlarım.” yazısı bile onların mühürlü kalplerini açamamış, sosyal baskılarından vazgeçmemişler, “Bu bir sihirdir."demeyi tercih etmişlerdir. Bir tarafta İslam karşıtı Mekke halkı bir tarafta Peygamber Efendimiz'in canından vazgeçmeyenler olunca Mekkeliler kendi boykot duvarlarına çarpa çarpa durulmuşlardır..”