... Denebilir ki nasıl sürgünler Yahudilerin tarihi ise, bu doğuş ortamının yarattığı din ve siyaset arasındaki gerilim de Hristiyanlığın tarihidir.
... Yaratılan medeniyet ve şehir, Aliya İzsetbegoviç'in ifadelerini kullanırsak, kültürsüz bir medeniyet idi. Bu kültürsüzlük içinde Batı kendini, sürekli' öteki'lerin varlığıyla ayakta durmayı ve kendini sürekli başkalarının yokluğuyla var kılmayı amaçlayan, ölü sevici (nekrofil) bir şehir ve medeniyet olarak ortaya koydu. Onun için de Hristiyanlığa dayalı Batı'nın yükselişinin tarihi, onun dışındakilerin sefaletinin tarihidir.
Dinin temel unsurunu tekelleştirmeyle başlayan bir sapmadır bu. Yahudilere sorarsanız, Tanrı kimin tanrısıdır? Alacağınız cevap:"Tabii ki Yahudilerin Tanrısıdır." şeklinde olacaktır. Kabile mantığının bu kabule sindiği görülecektir. Tanrı; bir parti başkanı gibi, sadece kendilerine ait, sadece kendilerini korumakta ve diğer milletlere düşmanlık etmektedir.
Ancak, Gürsel 1965 yılındaki özel bir görüşmede, kalbini göstererek "burası yanık bir sanayi bakanına denk gelmedik. Gelenler hep uyuttular" diyecekti!
Eski Sanayi Bakanı Şahap Kocatopçu'nun yurtdışı gezisinde yer alan Fikret Çeltikçi'den izahat istendi. Çeltikçi, yaptığı açıklamada, Türkiye'de üretilecek otomobilin pahalı olacağını düşündüğünü ve volkswagenin Almanya'daki fiyatına üretilmediği takdirde tuhaf bir durum olacağını, bunun yerine şeftali yetiştirmenin daha verimli olduğunu söyledi!...