Aklımdayken, II. Abdülhamit tahta çıktığı 1876 yılında, imparatorluğun Batılı devletlere olan borcunun hepi topu 220 milyon sterlin olduğu hesaplanır. Bu rakamın Carnegie servetinin küsuratı olduğunu düşündüğümde burnumun direği sızlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Enam suresi, kötü işlerde "insanların çoğuna uyan sapıtır" buyurur. Hollandalıya göre bu hüküm, "demokrasiyi reddetmek" le eşdeğerdir. Fortuyn'un Hollandalı katili on dört yılla kurtulurken, Muhammed Buyeri'yi müebbet hapse mahkûm eden sayın Yargıç gözlerini devirmiş, "Davalı bizim demokrasimizi reddediyor" diye kararını bildirmişti...
Hükmetmeyin ki, hüküm olunmayasınız. Çünkü ne hükümle hükmederseniz, onunla hükmolunacaksınız; ölçtüğünüz ölçü ille de size ölçülecektir. Ve niçin kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği seçmezsin?
Her neyse. Siz siz olun, çağdaş Batı insanıyla ilişki kurarken ölümü hatırlatan şeylerden duydukları korkuyu, hatta tiksintiyi hesaba katmayı ihmal etmeyin.