Allah resulü Musa...
Kur'an'da en çok tekrarlanan, en çok okunan ama en az anlaşılan resullerden birisi. Bizlere ümitsizliğe kapılmamanın ne demek olduğunu, Allah'ın kendisine güvenenlere ne güzel kapılar açacağını öğrendiğimiz harika bir hayat hikayesi...
...Tüm erkek çocukların öldürüldüğü bir dönemde, öldürün emrini veren Firavun'un sarayında başlayan bir hayat. Allah'a duyduğu sonsuz güven ile oğlunu suya bırakan, geri geleceğine iman eden mü'min bir ananın evladı... (20:39)
...Hayat bu ya, ileride düşmanı olacak olan Firavun'un sarayında yetişirken bir cinayet işliyor. (28:15) Kendisine gelen öldürüleceği hakkındaki bilgiden sonra şehri terk ediyor.
Allah onu bağışlıyor, zalim kavimden kurtarıyor...
...Ne yapacağını bilemeyen Musa, attığı her adımda ümidini Allah'a bağlıyor. Allah'tan duası, kendisine bir çıkış yolu göstermesi oluyor. (28:22) Gerçekten de öyle oluyor; ileride evleneceği kız ile tanışıyor, çalışacak iş buluyor ve yıllar sonra yeniden yollara düşüyor...
...Bu sefer yalnız değil, ailesi de var. Sıradaki durak Tuva Vadisi oluyor. Musa'ya her defasında çıkış yolu gösteren Allah; Firavun'a gitmesini, iyice azdığını söylemesini, bunu yaparken de yumuşak bir konuşma yapması gerektiğini söylüyor...
...Musa, kardeşi Harun'u da alarak Firavun'a gidiyor. Her otoritede olduğu gibi, Firavun da Musa'nın konuşmalarından endişe ediyor; dinlerini değiştirmesinden, arzda fesad çıkarmasından korktuğunu ifade ediyor; ve zalime yakışacak şekilde haykırıyor:
"Bırakın öldüreyim" (40:26)
Bir gece Allah, Musa ve beraberindekilerin şehri terk etmesini emrediyor. (20:77) Kaçıyorlar ama aynı zamanda da kovalanıyorlar; karşılarına bir deniz çıktığında, Musa'nın beraberindekiler hep bir ağızdan aynı şeyi söylüyor:
"Eyvah! Yakalandık." (26:61)
Hepsi korkmuşken; karşılarında