Bilirsiniz çocukken, ''Annen mi baban mı, kendini mi feda edersin x kişisini mi'' gibi sorularla sıkça karşılaşmışızdır. Bu absürt sorulara verdiğim yanıtları düşünüp nedenini sorgulardım. Acaba annem için kendimi feda etme düşüncem anneme kıyamadığım için miydi yoksa annemi kaybetmenin acısını göze alamayacak olduğum için miydi? Aslında ne söylersem söyleyeyim her şeyi kendi çıkarlarım doğrultusunda cevapladığımın farkındaydım. Acı çekmemek uğruna annemin çekeceği evlat acısını görmezden gelmiştim, üstüne fedakarlık yaptığımı düşünecek kadar ahmaklaşmıştım, oysa kendimi kendim için feda ediyordum. Yıllar sonra Mark Twain'in ''insanın kendi ruhunu memnun etme isteği'' hakkında söyledikleriyle karşılaştım ve düşündüklerimle örtüştüğünden ilgimi çekti, bu kitabı o bölüm için aldım. Meğer o bölüm bir bardak suyun içindeki bir damlaymış. Yazar, ''İnsan makine midir, özgür irade var mıdır, insan nitelikleri temel güdülerin sonucunda mı oluşmuştur, eylemler tebriği hak eder mi, zihin ve düşünce birbirinden bağımsız mıdır, zihin kontrol edilebilir mi, hayvanlarla insanların öğrenme biçimleri aynı olabilir mi?'' gibi sorulara elle tutulur argümanlarla cevap veriyor ve etkili bir beyin fırtınası yapmaya olanak sağlıyor. Tavsiye ediyorum.