Tanrı tohumları başka dünyalardan aldı ve bu dünyaya ekti, kendi bahçesini yetiştirdi ve çıkabilen her şey çıktı, ama filizlenenler ancak başka gizli dünyalarla temas etme duygusuyla yaşıyor ve canlı kalıyor, eğer içindeki bu duygu zayıflayacak veya yok olacak olursa o zaman senin içindeki filiz de ölecektir.
Dünyadaki birçok şey bizden gizlidir, ama buna karşılık bize başka bir dünyayla canlı ilişkimizi gizli ve kutsal bir şekilde hissetme gücü armağan edilmiştir. Düşüncelerimizin ve duygularımızın kökleri de burada değil, başka dünyalardadır.
Yapımızdaki en güçlü duyguların ve hareketlerin pek çoğunu da şimdilik bu dünyada anlayabilmiş değiliz. Bu senin aklını çelmesin... çünkü ebedi yargıç senden anlayamadıklarını değil, anlayabildiklerini soracaktır.
Saçma gibi gelebilir ama aslında doğrudur, çünkü her şey bir okyanus gibidir, her şey akar ve dalga dalga yayılır, bir yere dokunursun, dünyanın öbür ucuna kadar dokunuşun yayılır.
Özgürlüğü ihtiyaçların sayısını çoğaltmak ve hızla gidermek olarak anlayıp huylarını bozuyorlar çünkü kafalarında bir sürü saçma sapan ve aptalca istekler, alışkanlıklar ve ipe sapa gelmez icatlar yaratıyorlar. Sadece birbirlerini kıskanmak için, şehvet ve böbürlenmek için yaşıyorlar. Ziyafetler vermek, arabalara, unvanlara ve kölelere sahip olmak artık öyle gerekli sayılıyor ki, bunları sağlamak için canlarını, şereflerini ve insanseverliklerini bile feda ediyorlar ve hatta bu ihtiyacı gideremeyecek olurlarsa kendilerini öldürüyorlar. Zengin olmayanlarda da aynı şeyi görüyoruz, yoksullarda ise ihtiyaçların giderilmesi ve kıskançlık şimdilik içki içip sarhoş olarak bastırılıyor. Ama yakında şarap yerine kan içecekler