Vücudumun kapladığı daracık yer, geriye kalan boşluğun, benim bulunmadığım, benimle ilgisi olmayan boşluğun yanında o kadar küçük kalıyor ki! Yaşayabileceğim süre de, benden önce var olan, benden sonra da devam edecek olan, sonsuzlukla ölçülünce o kadar önemsiz ki! Buna rağmen, bu bedenin içinde kan dolaşıyor, beyin çalışıyor, istekler doğuyor...
Söyler misiniz, neden hoş bir müzikten, güzel geçirilmiş bir akşamdan, samimi insanlarla konuşmaktan hoşlandığımız zaman, tüm bunlar sanki bir yerlerde var olan, ama bizim sahip olamadığımız gerçek, sonsuz bir mutluluğun basit bir kopyasıymış gibi bir hisse kapılıyoruz?
Eskiden gençler okuyup öğrenmek zorundaydılar, cahil kalmak istemezlerdi. Bunun için çaba harcarlardı. Şimdi ise gençler, "Dünyada her şey saçma" dedikleri an, başarıya ulaşmış olurlar! Gençler bu işe sevinmişlerdir. Öyle ya, eskiden bu tiplere "serseri" denilirdi. Şimdi ise birden nihilist olup çıktılar!
Güçmüş! Kuvvetmiş! Uygarlık görmemiş Moğol'da da kuvvet vardır. Ama, onlardaki bu güç ne işe yarar? Biz uygarlığa değer veriyoruz! Evet, sayın bayım, bizim için değerli olan uygarlığın meyveleridir.