Beklentiler vs. Gerçekler: Yitik Kızlar
Bir cinayet romanı gördüğümde o heyecana kapılmadan edemiyorum, bilen bilir. Yitik Kızlar’a da tam olarak bu hisle, büyük bir merakla başladım.
Peki, ne buldum?
Kitap aslında 100-120. sayfalardan sonra öyle bir açıldı ki, elimden bırakamadım. Olaylar tam patlama noktasına geldiğinde kurgu beni ciddi anlamda düşündürmeye, "Acaba ne olacak?" dedirtmeye başladı. Ama o son...
Sanırım hayatımda en çok "hesaplaşma" beklediğim finallerden biriydi. Katille bir yüzleşme, karakterlerin birbirinin gözünün içine bakarak her şeyi dökmesi... Hiçbiri olmadı. Üstelik kitabın ismindeki o "kızlar" nerede? Hikayenin sonunda onlarla ilgili koca bir boşluk kalması ve suçlamaların çok mantıksız bir yere bağlanması açıkçası benim için hayal kırıklığı oldu .
Kısacası: Akıcılığına diyecek yok, bir solukta bitiyor ama finalde "Eee, şimdi ne oldu yani?" dedirten o ucu açıklık beni pek tatmin etmedi.