Marsu

Marsu
@Marsublog
4 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
4/10
·524 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 19:42
Merhaba ben Marsu. Bugün buraya 4 günlük toksik ilişkimle geldim. Evet toksik ilişkim çünkü bu kitap beni bunalımlara sürükledi, sinirden köpürttü, depresyona sokup sokup çıkarttı. O yüzden
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam
8/10
·160 syf.··
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 01:01
Merhaba ben Marsu. Henüz yeni bitirdiğim ruhların sonbaharıyla geldim. Kitap çok edebi bir kitap değil daha çok yalın bir dille yazılmış, bir olay olmamasına rağmen akıcılığını koruyan tatlı çerezlik bir kitaptı. Aslında böyle yalın bir dille sakince yazılmış bu kitap bana yeni bir pencere açtı diyebilirim. Kitabı okumadan önce bana "Marsu, insan yaşlandığında oturup ölümü mü beklemeli? Yeni aşklara yelken açmamalı mı? Hayatına yeni birini almamalı mı?" diye sorsaydınız oturup dakikalarca karşıt görüşünü savunurdum. Ama kitabı okurken fark ettim ki bu düşünceyi savunsam da gerçekten bunu kastetmiyorum galiba. Anlatmak istediğimi anlatabildim mi emin değilim ama bu kitapta gerçekten de iki ruhun sonbaharına şahit olurken "evet henüz toprağın altına girmediysek hala bir şeylere vaktimiz var." dedim. kitabımızın konusuna gelirsek Addie adındaki karakterimizin, komşusu Louis'e "Arada bir evime gelip benimle yatmayı düşünür müydün?" diye sormasıyla başlayan ilişkilerini okuyoruz. Sade ve akıcı diliyle olaysız olmasına rağmen kendini okutan tatlı bir kitaptı dediğim gibi. Eğer kısacık, yormayacak, hafif bir şeyler okumak isterseniz bakabilirsiniz. Bölümlerin kısacık olmasına tek kelimeyle bayıldımm hızlı okunmasında bunun da katkısı çok. Ben sınav dönemim olduğu için 6 günde okuyabildim ama vaktim olsa iki günde bitirirdim muhtemelen. Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ruhların SonbaharıKent Haruf · Dedalus Kitap · 20261,174 okunma
9/10
·336 syf.··
2025 1. kitabı
Merhaba ben Marsu. Kefaret, geçen hafta zevkine güvendiğim birinin önermesiyle hiç düşünmeden aldığım ve keşke daha önceden okusaydım dediğim bir kitap oldu benim için. Kitabımız Tallis ailesinin kızı ve hizmetlinin oğlu arasında gelişen olayları yanlış yorumlayıp ortalığı karıştıran Briony’nin yaptığı şeyin ne kadar büyük sonuçlar doğurduğunu, insanların hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Yazarın kalemine sağlık. Çok güzel yazılmış her şeyi ayarında olan bir kitaptı. Kitabın ilk kısmı kitabı anlmaya çalışmakla geçti. İkinci kısım ise beni yerden yere vurdu. Savaşın insanlara ne yaptığını görmek beni hep sarsmıştır. Savaş döneminde geçen kitaplar okumak beni yoruyor, biraz da gerçek dünyanın gerçekleriyle yüzleşmeye zorluyor. O yüzden ikinci kısım benim için daha ağır ve sarsıcıydı. Briony’nin yaptığı şeyin karakterler için sonuçlarını okumak da tuzu biberi oldu diyebilirim. Aklımdan sürekli o gün yaşanmasaydı Robbie’nin nasıl bir hayatı olacağı geçti. Önü açık, zeki ve çalışmayı okumayı seven bir gencin hayallerini gerçekleştirememesi burktu beni biraz da. Belki tıp okuyacak çok başarılı bir hekim olacaktı ama tek bir günde her şey 180 derece değişti. Kitabın sonunu kafamda tam oturtamamıştım. İnanmak istememiştim ama kitabın peşine filmini de izleyince kabullendim. Sonu benim için güzeldi. Aksi olsaydı bu kadar etkilenir miydim emin değilim. Kısaca söylemem gerekirse ben Kefaret’i çok sevdim. Tavsiye ederim.
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,310 okunma