Aysima ela

Aysima ela
@Masiya
2 Mart 2007
4 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Sen, ben ve yaz gecemiz, Yıldızlar gülerdi bize. Ilık rüzgâr bizimle koşar, Ateş böcekleri dans ederdi. Çekirgeler şarkı söylerdi Varlığımız için. Çiçekler mis kokular saçar, Naneler ruhumuzu tazelerdi, Nehirler neşeyle coşardı Ruhumuzun düğünü için.
Reklam
İkimizden geriye bak, Acı taşlarıyla kaplı bir yol. Yoldan geçen eski ruhlar, Yerlere düşmüş kanayan bir kalp. Düşe kalka yürüyen yaralı dizler, Ve yolun sonunda bizi bekleyen Son bir kırık şans.
İlk defa onun içindeki yargıyı gördüm. Ruhuna annelik yapıyordu, Oysa ben ona hiç güvenmemiştim. Yine aynı oyunları oynuyordu, Oyunculukta harikaydı. Yalanlar sıralanmıştı boncuk gibi, Boynuna kolye olmuştu. Deniz’e anlattığı bütün kelimeler Denizi kurutmuş, çöle çevirmişti. Kendini bile sevmeyen bir vücuttu, Bir başkasından sevgi istiyordu. Ama evren bile ona ters düşmüştü.
Volkanlar patlardı, ruhumdaki öfke gibi Rüzgar sert eserdi, intikam almak ister gibi Gözlerimden ise pişmanlık akardı, gönlüme doğru Kendi bedenim bile senden nefret ederdi Damarlarımda senin zulmün akardı Sen ruhumun katiliydin! Hayatımda almak istemediğim tek zaman sendin Yıllar geçti, mezarından geçerken Ruhundan akardı yine aynı o dehşet Mezar taşında bile cevaplayamadığın sorular vardı Yine, sevmek miydi? Ölümü sevmek, ölüm müydü? Seveni sevmek. Ben bile kendimde cevap bulamadım.
Aşk kanlı bir savaştır Ne kazandırır ne kurtarır Yerde süründürürken güler Gülüşlerin içinde ağlatır Kara delik gibi yutar insanı Sonunda kendine yenik düşer Ben ise uzaktan izledim Onun sessiz yok oluşunu Çünkü bazen sevmek Vazgeçmeyi gerektirir…
Reklam