Necip Fazıl Kısakürek vapurla karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşır:
"Ustad, peygamberlere ne gerek var, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik." diye sorar.
Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
"ne diye vapura bindin, yüzerek geçsene karşıya" cevabını verir.
Gerçek kurtuluşa götüren şey, imanın şevkiyle ilim elde etmek ve bu ilimle amel etmektir.
Bu amellerin kâmil mânada vücud bulması, “Hayatımın her anından hesap vereceğim” şuuruna bağlıdır.