Durmadan taşırdım yanımda üç şeyi
iri çakıl tanelerini, çatlamış bir narı
bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
ipekten çalınmışumutlarla taşırdım
ah sevgilim derdim,
ölüm ne kadar çoktu yaşadığımızda.
Bize hep beyaz mendil sallayan
ölüm ki,
iki kapısında haki bir yalnızlık
dikilirdi
ve hatırlatırdı bize, güz kuşlarının
uçup gittiği denizleri.
Bense, yulaf kokan dağlı ellerinde
dolaşmak gibi kolaydır sanırdım
Yaşamak ve sana kansızbir gökyüzü getirirdim
getirebilsem ah,
avlusunda çocukların korkmadan oynadığı
lalelerle donanmış simli bir gökyüzü.
Bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
çatlamış bir narı, unutmadım...
Behçet yüreğimde bir yangındır Metin gibi Asaf gibi İnci gibi ... Duello bir şiir aslında fakat aynı zamanda tüm kitabında adı.. Anlamı dışında kullandığı da aşikar , çünkü bir çok noktasında fark edeceksiniz duello bir çatışma anlamına gelir , fakat mühim şiirlerine bakıldığın da çatışma iki kişi arasında mı yoksa tek kişinin kendi içinde mi olduğundan emin olamıyoruz . şiirler bakış açısı çokluğundan hakikaten anlam karmaşasında bırakıyor insanı , alıntılarda da fark edeceksiniz ama ben bir örnek vereyim istiyorum .. ''Ben bir yanda rakip hayat / denizse köpürüyordu '', Rekabet, hayat ile ölümün, ölümcül olanın, ezeli çatışmasıdır belki. İkisi birbirini içerir .. diye bir anlam çıkardım ne kadar doğru oda tartışılır ... Umarım okumak adına geç kalmazsınız , Kaç insan kendi sonunu bir şiir de anlatmıştır ki ..
Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim ? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okumayacağım ; olmak istediğim bütün insanlar olmayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum ? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım..Uğrunda yaşayacağım çok şey var, yine de anlaşılması mümkün olmayacak kadar hasta ve üzgünüm ...
Bu gece , bir an için, iç huzurumu buldum. Saat on iki olmadan bir türlü doyurulamayan arzulardan bıkkın, yalnız, kendi kendime söverek sokağın karşısındaki evden çıkmıştım. Ve işte, mucizevi bir