Gözlerini tavana dikmiş yatıyordu. Zaman her şeyi hallediyor, diye düşünüyordu. Beni hor
görenler zamanla ayıklandı; benden üstün olduklarını düşündüğüm insanlar zamanla yere
vuruldu. Nasıl olacak yarabbim? O gün gelince ne yapacağım? diye titredim ve böyle anlar
da gelip geçti. Küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. Bu baskılara, bu sertliğe
dayanamam, diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor;
biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor. İnsanlarımız da
sabretmesini bilemediler.
İkimiz de bu dünyanın insanı değildik. İyi kötü bir şeyler yapmağa çalıştık. Ben suçluyum:
Sevgi'den farklı olduğumu gizledim. Gene de bizi yargılayanlara karşıyım. Ne yazık,
sonunda haklı çıktılar. Onlara göstermeliydim.