Bazen insan zanneder ki
daha çok isterse, daha çok çabalarsa, daha çok tutunursa... olacak.
Ama olmaz.
Çünkü zorlamak; kalbi daraltır, ruhu yorar, niyeti kirletir.
Zorladığın şey sana değil, sen ona yük olmaya başlarsın.
Sonra başka bir güç gelir...
"Nasipse olur" deyip tamamen geri çekilmek.
Hiç adım atmamak.
Hiç risk almamak.
Hiç incinmemek için hiç yaşamamak.
O da olmaz. Çünkü nasip, hareketsizliği sevmez.
Kader, yatağında bekleyenlere değil;
yola çıkanlara ses verir.
İşte tam burada ince bir çizgi vardır.
Ruhsal olgunluk bu çizgiyi görebilmektir.
Zorlamadan yürümek...
Ama yürümekten de vazgeçmemek.
Elinden geleni yapmak,
ama sonucu kontrol etmeye çalışmamak.
Gayret etmek...
ama kaderin boğazına sarılmamak.
Çünkü kader gerçekten gayrete âşıktır.
Ama panik halindeki gayrete değil.
Korkudan doğan çabaya değil.
"Kaybedersem biterim" diyen tutunuşa hiç değil
Kader