İçinde bulunduğum zor durum şu ki- her şey çok hızlı gelişiyor. Evet, önümüzdeki yıl ve ondan sonra yine aynı şeyler olacak. Ama insan yelkovanın hızla ilerlediğini hissediyor...
Bahsettiğimiz gerekli ikiyüzlülükler,basit,önemsiz ve kolayca çözülebilecek şeyler gibi görünüyor. İnsanlar bir ölçüde yalancı değil midir zaten?
Özetle: Bu şekilde yaşayabilirim ve eğer uzaklığa katlanmam gerekiyorsa katlanır, baharın geleceğini bilerek kışa dayanırım.
Ah, suyu incecik bir toz kılığında yeyüzüne indiren Tanrı'nın kaprisi! Bazı sisli günlerde, bulutlar yaprakların ve sallanan kış otlarının üstüne dağınık kireç tabakaları bırakır. Keşke tuvallerimde bu kadar kusursuz olabilseydim...
Bayan F'nin benden bu kadar övgüyle bahsetmesi çok nazik bir davranış... ama en çok endişelendiğim şey bu tür bi kısıtlama. Bu övgü değil, bir emir. Aşçıya patatesleri için övgüde bulunduklarında bu sadece aynı şeyi tekrar pişirmesi için verdikleri bir emirdir.
Elbette nankör olduğum, beni besleyen eli ısırdığım, vesaire, vesaire için suçluyum ama benden talep edilen herhangi bir şeyi resmedemem artık. Hiçbir şey bana bir şeyi yapmamın söylenmesi kadar o şeyden uzaklaştıramaz beni...