Amerikan askeri yardımı çerçevesinde Türk ordusuna verilen malzemenin bakimı ve yedek parçalarına verilen ücretler, yardımların astarının yüzünden pahalı hâle gelmesine yol açmiştıi. Zira karşılıksız olarak
verilen 100 milyon dolarlık savaş artığı askerî malzemenin bakımı ve yedek parçaları için bütçeden yılda yaklaşık 143 milyon dolar, ayrılması gerekiyordu. Yani Türkiye, gelen
yardımları fazlasıyla ABD'ye bir şekilde geri
ödemek durumunda bırakılmıştı. Silahların
yedek parçaları da ABD'den alındığı için
ticarî ve savunma anlamında da bu ülkeye
bağımlı hale gelinmişti. Türkiye'nin aldığı
malzemenin parasını ödeyebilmesi için
dolar ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Bunu temin
etmekte zorlandıkça da Türk yöneticileri
her defasında ABD'den yardım almanın
yollarını arar olmuştu. Alınan yardımlarla
bazı alanlarda üretim ve ihracat yapılarak
ekonomiye güya katkı saglanacakti.
Marshall Planı çercevesinde, 1947'de ABD-Türkiye arasında yapılan anlaşmaya göre ABD, Türkiye'ye 100 milyon dolarlık silah, askeri mühimmat/uzman personel ve yol, liman ve askerî tesis insası için malî ve teknik destek sağlayacaktı.
Her şey, ABD'nin menfaatleri doğrultusunda Türkiye'nin askeri ve ekonomik sahalarda ödüllendirilmesiyle (!) başladı. Hala devam ettiğini söyleyebileceğimiz süreçte Türkiye peyderpey savunmadan gıdaya, dış politikadan tarıma tamamen dışa bağımlı bir hale geldi.