Burası sizin dünya dediğiniz akıl hastanesi. Güneşten yirmi yedi milyon kilometre uzaktaki, dönmekten başka becerisi olmayan tepesinden hafifçe basık yuvarlakça gezegen. Size mavi gezegen ve dünya diye tanıtıyorlar, ne diyecekler, düşünebilmekle övünen iki ayaklı beyinsiz kan dökücülerin rehabilitesi için inşa edilmiş büyükçe bir akıl hastanesi mi diyecekler... öyle deseler kaçmaya çalışırsınız. Dünya diyorlar. İnanıyorsunuz.
Okudum efendim, epeyce ve bolca okudum. Ve okudukça gördüm ki, insan kendisinde gizliymiş. İnsanın sırrı kendisiymiş. İnsanın en değerli hazinesi denizler aşıp Kaf dağının ardına bile dolansa, kendi evinin bahçesinde gömülü; insanın cenneti kendi kalbine doğrulttuğu gözlerindeymiş.