Sanrılarla sarılı, paslı,kusurlu bir zihne ve seyreltilmiş şefkate maruz bırakılmış bir bedene hapsolmaktır. Kuytularca içten içe kanayıp, çaresiz kör sağır kapıların ardını gözlemektir.
Zihnimde canlanmayan sürreal tabloların en acı renklerine, nefesime kıyan hadsizliğimin vicdan azabına, duymaya alışmadığım boğucu hayat şarkılarına ve öz saygımı yitirdiğim bu coğrafyaya inat bir gün dönümü daha..
Kafada uçuşmaktan vazgeçmeyen sözcüklerin parçalanmış, gitgide büyüyen ve yankılanan harfleriyle oynanan adam asmaca oyunu, unutma yetisi kıt insanlara has kramp, nevroz tetikleyici manik zehir.