Zarif'Hanım profil resmi
Fîhî Ma Fîh
Ne Varsa İçindedir...
Kadın
28 kütüphaneci puanı
773 okur puanı
08 Ağu 2016 tarihinde katıldı.
  • Zarif'Hanım tekrar paylaştı.
    Heyecanla beklediğimiz Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Üzerine vacip olanlar Kurbanlarını kesecek/kestirecek, çocuklar harçlık için hâne hâne dolaşacak, Bayram namazı kılınacak ve hânesine et girmeyenlerin kursağı bayram edecek. Peki; ecdadımız Osmanlı zamanında Kurban Bayramı nasıl ifa edilirdi?

    Osmanlıda Bayram öncesi hazırlıklar
    Padişah tarafından Bayramdan önce tembihnâmeler yayınlanırdı. Bu tembihnâmelerle birlikte konaklarda, evlerde ve saraylarda büyük bir temizlik başlardı. Bayramlarda toplumun ahlakını bozacak davranışlardan uzak durulması gerektiği, vazifelilerin bunları engellemek adına ne gibi tedbirler alabilecekleri, sokakların, evlerin gözden geçirilip temizlenmesi gibi maddeler ihtiva ederdi tembihnâmeler. Yani kısaca maddi ve mânevî temizliğe yönlendirildi insanlar. Bayram gecesinde mahalle bekçileri sabaha karşı davullarını bir ahenk içerisinde 
    tokmaklarken mâni söylerlerdi. Bir misal verecek olursam;
    “Bu sabahın yazına, 
    Kalkın Hakk’ın niyazına,
    Abdest alın ey komşular!  
    Bayram, sabah namazına.”

    Osmanlıda Bayram Günü
    Osmanlı döneminde Kurban bayramı sevinci, Arefe günü atılan top atışlarıyla başlar, son günün ikindi vaktinde atılan top atışlarıyla da biterdi.  Bayram namazının yaklaşmasıyla birlikte ev ahalisinin erkekleri bayramlıklarını giyerek en yakındaki camiye giderlerdi. Hanımlar ise bayram namazı dönüşü ailecek Kahvaltı yapmanın heyecanıyla bayramlıklarını giyinmiş vaziyette kahvaltı sofrasını hazırlarlardı.  Bayramları mutlaka ailecek konu, komşu ve kabristan ziyaretleri yapılırdı ki ataya saygıyı sevgiyi unutmasın ev ahalisi ve bilhassa da çocuklar. Bayram boyunca caddelerde, mahallelerde bir sürü “Arife Çiçeği” yani çocuklar olurdu. Çocuklara Arife Çiçekleri denilmesinin sebebi Bayram gününü bekle(ye)meden arife gününden bayramlık kıyafetlerini giyip dışarı çıkmalarından ötürüdür.

    Mevlâ birlik, dirlik içerisinde nice Bayramlara erişmeyi nasip eylesin inşaallah.
    Nurullah Ataç
  • Zarif'Hanım tekrar paylaştı.
    Bildiğiniz üzere pazartesi günü arefe, ve bu güne özel yapılabilecek çok güzel ameller var mahrum kalmayalım..
    Arefe, Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Başka güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayramı'nın bir önceki gününe de arefe denmiştir. Resulullah'ın (sav) bildirdiğine göre:
    "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246)

    Arefe gününde Oruç tutmak

    Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
    "Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir." (Tergîb ve Terhîb Trc, 2/460)

    “Arefe günü tutulacak orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına kefaret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.” (Tirmizî, Savm, 46 (749); İbn Mâce, Sıyâm, 40)

    Arefe Günü Yapılması Tavsiye Edilenler:
    1. Arefe gününün sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirleri getirilmeye başlanmalıdır.
    2. Arefe günü oruç tutulmalıdır.
    3. Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
    4. Arefe günü çok dua ve istiğfar edilmelidir.
    5. Arefe günü 1000 âdet İhlas-ı şerif okunması iyi olur.
    Allah hakkıyla amel etmeyi nasip etsin...
  • Zarif'Hanım tekrar paylaştı.
    “Erip aşk-ı Hakk’a âşık olasın
    Cemâlin görmeye lâyık olasın”

    Öncelikle sizlere Seyyid Yahya Şirvani'nin hayatından biraz bahsedeyim kendisi tahmini olarak 70 seneden fazla yaşamış. Bakü'de vefat etmiş. Bakü'de 40 yıldan fazla İrşat hizmeti vermiş. 20 bine yakın da müridi var.
    Seydi Yahya Şirvani Halveti tarikatının ikinci piridir. Halveti yolunu Esasen Siraceddin Ömer Halveti kurmuştur. Halvetilik Seydi Yahya' ya gelince tarikat süratle Her tarafa Mısır'a, Hicaz' a, Hatta Hindistan'a kadar yayılmıştır. Günümüze kadar 19 eseri gelmiştir en bilinenlerinden biri Şifa ül esrar, diğeri de virdi Settar dir. Virdi Settar adlı eseri tarikat bağlıların her gün okuduğu virdler Allah'a dualar ve senalar mevcut.
    Eserin kaynağı şu şekilde Kuranı Kerim ve hadisi şerifler Herbir mevzuyu izah ederken evvela Kur'an ayetlerini sonra da hadisi şerifleri örnek olarak gösteriyor.
     Şifaül Esrarın kaynaklarından biri de İmamı Gazali'nin ihyayı ulumiddinidir. Bu eserden de istifade etmiştir.
    Ve Seyyid Yahya Şirvani nin Hz Mevlana'ya özel bir muhabbeti vardır. Hatta kendisini bir yerde mevlevi olarak bile vasf etmiştir.
    Kitabın içeriği olarak da genel olarak tasavvuftan bahsediliyor. Tasavvufun meşakkatli bir yol olmasından bu yolda müridin ulaşması gereken 70 makamdan, makamların sufiyi mükemmel insanı olmaya götürmesinden, vazifelerden bahsediliyor, Ana Konu olarak.
    İçinde sırlı dualar de yer alıyor.
    Kitapta çok ilginç bir şey dikkatimi çekmişti. Seyyid Yahya Şirvani diyor ki “Eğer bir insanın kalbinde dünya sevgisi belirmiş olsa gusletmek ona farz olur” diyor. Yahya Efendi kendi açısından böyle düşünüyor ve her kalbinde dünya sevgisi oluştuğunda da kendisi gusül abdesti alırmış. Aslında bu onun kendi zühti meselesi, fıkhen böyle bir mesele ortada yok tabii ki.
    Kitap Mürit olma yolunda 70 Makamı ayırmıştı ilk makam İman makamıydı son makam ise meşayih makamı. Artık bu bütün makamlari tamamlayan da Şeyhlik mertebesine ulaşıyor, artık insanları irşad etmeye başlıyor.
    Bu makamlar bittikten sonra kitabın sonlarına doğru İhlas suresinin tefsirini yapıyor, Sonra Kalbin, Gönülün manevi olarak anlamını açıklıyor. En sonda da Peygamber Efendimiz'e ve Dört büyük halife ye övgüler söylüyor ve kitap bitiyor.
    Tasavvuf açısından gerçekten güzel bir kitaptı. Tasavvufa yeni başlayanlar bu kitabı tavsiye etmem. Ama tasavvuf da ilerlemek isteyenlere tavsiye ederim. Gerçekten istifade ettiğim bir kitaptı.
  • Zarif'Hanım tekrar paylaştı.
    Gösterişin, kibrin, kıskançlığın, iftiranın ve sayamadığım yüzlerce putun kol gezdiği bu çağda; beklentisiz ve çıkarsız bir sevginin, bir bakışın, bir duruşun, içten bir gülüşün sadeliğine inanıyorum. Bir büyüğümün de arkadaşına dediği gibi “Gözden düşsen bir ihtimalin olurdu, ama gönülden düştün be çiçeğim”
    Bir Arif elini kalbine götürdü;
    “Burası var ya” dedi.
    “Taşa toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..”
    Alıntı
  • "Bana ne kadar kötülük yapılırsa yapılsın kimseye saygısızca gitmedim. Aram bozuk olsa bile birinin bana ihtiyacı olsa hiç düşünmeden giderim ama görüyorum ki saygının sevginin hatta şefkatin bile iyileştiremeyeceği insanlar var."
    Alıntı
  • Arapça güzel bir söz gördüm, manası şöyle:

    "Fakir bir genç bir kızla evlenmek istediğinde, kız ve ailesi razı olmazlar. Zengin ama fasık biri evlenmek istediğinde 'Allah hidayet verir' diyerek razı olurlar.

    Peki, hidayet veren Allah, aynı zamanda rızık veren Allah değil midir?"
  • Bu ülkede nezaket, muhatabını bulmadığı sürece ezikliktir, zayıflıktır.
    Gücün yetmediği için böyle incelmek zorunda kaldığını düşünür herkes, ta ki o incelik asıl muhatabına kavuşana kadar.
    Alıntı
  • Annem bayram temizliği diye tutturunca ben;
    Bayram temizliğini marslılar yapsın, beni bu işe karıştırma.
Fîhî Ma Fîh
Ne Varsa İçindedir...
Kadın
28 kütüphaneci puanı
773 okur puanı
08 Ağu 2016 tarihinde katıldı.
2018
67/85
79%
7 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 343. sırada.