Düşünceler kafanıza üşüşmeyi sürdürecektir, ama onları bir kenara itmeye çalışın. İki seçeneğiniz var: ya zihninizi denetleyeceksiniz ya da zihninizin sizi denetlemesine izin vereceksiniz. İkincisine alışkınsınız zaten, korkular, nevrozlar, güvensizlikler içinde savrulup gidiyorsunuz, çünkü hepimizin kendi kendini yok etme eğilimi var.
Tanrı varsa bu dünyayı erken terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burada vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir.
Ödenmemiş faturalar, komşularla sorunlar, beni anlamayan insanların ironik bakışları, yalnızlık, çocuklarımın dırdırı, daha neler neler. Oysa bütün bunlar yaşamanın bir parçası değil mi?