Mehmet Sarikaya

Mehmet Sarikaya
@Mehmet4535
12 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Kâğıda babam için bir beyaz bir boşluk bıraktım. Boşluk bırakmak benim tarzım değildi. Eyaz da fark etmişti. “İnsanlar beyaz sayfaları sever. Yeni başlangıçlar isterler, sıfırdan başlayıp bine ulaşmak sonra yine binden sıfıra inmek isterler. O sayfalara zamanı geldiğinde doldurabilecekleri boşluklar da bırakırlar. İnsanlık öylesine doyumsuzdur ki en güzel resimlerine bile daha sonrasında eklenebilecek birkaç fırça darbesi için boşluk bırakmak isterler. Ama sen boşluklara karşı tahammülsüzsün.” Demişti, her köşesine kalemimin dokunduğu resmime yeniden baktıktan sonra. Haklıydı. Bu boşluğa olan tahammülüm babam olduğu içindi. Babam nasıl biriydi? Yaşıyor muydu? Babam için o boşluğa çiçekler bırakabileceğim bir mezar çizmeli miydim?
Şimdi ne yapacaksın?” Dedi oradaki ki, geçmişlerden beni alıp. Korkuyordu, kalmamdan. O Kont Dracula değildi, tek aynada binbir silüeti bulunca, almak istememişti beni toprağına. Onunla Kont Dracula ile savaştığım gibi savaşmayacak, bu küçük mezarlıktan vedalaşıp gidecektim. Birkaç güne burada yatan her ölüyle tanışmış olurdum. Oysa aylarca kaldığım mezarlıklar vardı. Tıkış pıkıştı, tek bir ölüye daha yer yoktu. Öylesine uçsuz bucaksız gelmişti ki, ölüleri o kadar çok acı çekiyordu ki beni ne görebildiler, ne de duyabilirdiler… Bir keresinde Saray Bosna’daydım. Her karşılaştığım benimle tanışmadan, bir başkasıyla tanışıp tanışmadığımı soruyordu… Onu gördün mü? Kızımla tanıştın mı? Oğlumun kara gözleri vardı, kara gözlü beş yaşında bir bebekle bakıştın mı? Öyle kıpır kıpırlardı ki, sorularını cevaplamadan koşmaya devam ettiler. Eğer dururlarsa keskin nişancıların onlara ateş etmelerinden korkuyorlardı. Hatırlayabildiniz mi? Doksanlı yıllarda dünyanın gözünü kapadığı Saray Bosna’yı hatırladınız mı? Bu gerçek! Binalara yerleşen keskin nişancılar kendi yolunuzda giderken size ateş açıyorlar. Koşmazsanız, yolda zikzak çizmezseniz hedef oluyorsunuz. Üç yüz bin kişinin katledildiği o savaşta duralım mı biraz? Yoksa onlar gibi kaçmak mı istersiniz?
Neden ölmesine izin vermediniz?” “Çünkü ölmek istedi. Sence o istediklerini yeterince almadı mı?” “Yine de bazıları ölümü hak etmez mi?!” “Herkes ölümü hak eder, ama öldürülmek… Hayır, güzel kızım, öldürülmeyi hiçbir insan hak etmez. Bunu kendi elleri ile yapacak olsalar da hak etmezler…”
Hocali Katliamı, 1992 yılında Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşayan Azeri sivillerin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından
10/10
·179 syf.··
2024 14. kitabı
BeşBeş SekizSekiz Konu ve içerik bakımından çok farklı bir kitaptı,ilk kitabı okuduğum için ikinci kitaba da şans vermek istedim. Ancak yazarın her kitapta farklı bir mahlası olması tuhaftı. Neyse
SekizBy Mine · Gece Kitaplığı · 202115 okunma