"Millet de bir vücuttur ve bu vücudun hastalıkları da aynı şekilde cereyan eder.
Eğer hastalık, daha başlangıçta bir felaket şeklinde ortaya çıkmazsa, millet ağır ağır ona alışır ve sonunda kurtuluş ümidi kalmadan yok olur gider."
Vicdanımdan kopup gelen bir ses ile sanki yıldırım çarpmış gibi kendime geldim.
"Senden çok daha bedbaht ve feci durumda olan binlerce kişi varken miskin miskin yakınıp ağlayacak mısın?
"Ateşler içinde yanan, kor parçası gibi olan başımı çarşaf ve yastığa gömdüm.
Annemin cenazesinde bulunduğum günden bu yana hiç ağlamamıştım.
Gençliğimde kader en insafsız şekilde üzerime çullandığı sıralarda gururum gelişmişti..."