Mehmet Çalışkan

Mehmet Çalışkan
@Mehmet_64
Hilaline yıldızına iyi bakın O hilal ki bir milletin ışığı O yıldız ki pusulası Çekin göndere onu Bu mu felaket Bu mu kıyamet Asıl felaket O’nun yerde kaldığı gündür Ne duruyorsunuz? Çekin göndere onu Bu can ona feda olsun
İnşaat Mühendisi , Makine Mühendisi , Otomotiv Teknikeri , İSG Uzmanı
Yüksek Lisans
Eskişehir
7 Ağustos 1993
234 okur puanı
Kasım 2023 tarihinde katıldı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bize dargın mısın ey ana toprağı? Seni çiğneyip geçen ayakların, seni yaralayıp, tırnaklayıp telvis eden haydut ellerin, senin kemiklerini kemiren hainlerin seyyiatını bu mert, bu bigünah nesilden sorma! Ey, mavi dalgalar içinde uyuyan ana toprağı! Cibalinin nazlı hututu, mor gölgeleri, afakın rüyamsı, tülümsü sisleri, semanın pembe, inci seherleri, bulutlarının dilber, nazenin renk yığınlarıyla bizi yetim bırakıp hangi yabancı arzulara doğru kayıyorsun?
Alınlar Terlemeli
Cihan altüst olurken, seyre baktın, öyle durdun da, Bugün bir serserî, bir derbedersin kendi yurdunda! Hayat elbette hakkın, lâkin ettir haykırıp ihkak; Sağırdır kubbeler, bir ses duyar: davâ-yı istihkâk Bu milyarlarca da'vâdan ki inler dağlar, enginler; Oturmuş, ağlıyan âvâre bir mazlûmu kim dinler? Emeklerken, sabî tavriyle, topraklarda sen hâlâ, Beşer doğrulmuş, etmiş, bir de baktın, cevvi istîlâ! Yanar dağlar uçurmuş, gezdirir beyninde dünyânın; Cehennemler batırmış, yüzdürür kalbinde deryânın; Eşer amâkı, izler keşfeder edvâr-ı hilkatten; Deşer âfâkı, birşeyler sezer esrâr-ı kudretten; Zemin mahkûmu olmuştur, zaman mahkûmu olmakta; O, heyhât, istiyor hâkim kesilmek bu'd-u mutlakta! Tabiat bin çelik bâzûya sahipken, cılız bir kol, Ne kâhir saltanat sürmekte, gel bir bak da, hayrân ol! Hayır, bir kol değil, binlerce, milyonlarca kollardır, Yek-âhenk olmuş, işler, çünkü birleşmekte muztardır: Bugün ferdî mesâînin nedir mahsûlü? Hep hüsran; Birer beyhûde yaştır damlayan tek tek alınlardan! Cihan artık değişmiş, infırâdın var mı imkânı, Göçüp ma'mûrelerden boylasan hattâ beyâbânı? Yaşanmaz böyle tek tek, devr-i hâzır: devr-i cem'iyyet. Gebermek istemezsen, yoksa izmihlâl için niyyet, "Şu vahdet târumâr olsun!" deyip saldırma İslâm'a; Uzaklaşsan da îmandan, cemâatten uzaklaşma. İşit, bir hükm-i kat'î var ki istînâfa yok meydan: "Cemâ'atten uzaklaşmak, uzaklaşmaktır Allah'tan. Nedir îman kadar yükselterek bir alçak ilhâdı,