Doğa ve toplum, sırf bizim kaosa gömülmemizi engellemek adına, kendi aralarında bizzat basitlikten ibaret olan bir sınıflandırma sistemi kurmuşlardır: Sıralar, localar, amfiteatr, balkon. Kalıplar her gece doldurulur. Ayrıntıları fark etmenin lüzumu yoktur. Ama zorluk bakidir-bir seçim yapmak gerekir.
…kesinlikle yumuşak, kösnül ya da tahrik edici değildi ; bilakis katı, bilge, sıhhatliydi daha ziyade, ince zevkli insanlarla dolu bir odada hayatın gerçekliğine işaret ediyordu.
Her neyse, ister üniversite ögrencisi, ister tezgâhtar, ister erkek ister kadın olsun, yirmili yaşlarda herkese bir şok gibi geliyordur herhalde-yaşlı insanların dünyası—olduğumuz şeyin karşısına böyle kara bir siluetle çıkagelen; gerçekliğin karşısına; fundalıkların ve Byron'ın; denizin ve deniz fenerinin; sarı dişleri olan koyun çenesinin; gençliği tahammül edilemez derecede itici kılan şu inatçı bastırılamaz kanaatin karşısına-"Ben neysem oyum ve öyle kalmak niyetindeyim"; Jacob kendisi için bir tane yaratmadıkça bunlara dünyada hiçbir biçim bulunamayacaktır.
Diyebilecek bir söz yok tam yerinde betimlemelerle okuyucuya olayları yaşatan, asla gerçek mi değil mi diye sorgulatmayan ve hemen akan bir kitaptı. Şahsi favorim Mina Murray/Harker. Herkesin okuması gereken asla sıkılmayacağınız bir kitap.