Kitap, geçmişinde sorunlar yaşamış Millie’nin zengin bir ailenin yanında hizmetçi olarak işe başlamasıyla başlıyor. İlk başta sıradan gibi görünen bu iş, evin içindeki gariplikler ve özellikle ev sahibi Nina’nın dengesiz davranışlarıyla giderek rahatsız edici bir hâl alıyor. Hikâye ilerledikçe evdeki dengelerin aslında göründüğünden çok daha farklı olduğunu fark ediyorsunuz.
Kendi yorumum:
Kitap üç farklı bölümden oluşuyor ve bu bölümlerde iki karakterin bakış açısından olayları takip ediyoruz. Anlatımın bu şekilde ilerlemesi, kitabın konusuna renk katmış.
Tür olarak psikolojik gerilim olsa da yazarın dili oldukça basit ve sade. Açıkçası fazla zorlanmadan, hızlıca okunabilecek bir kitap.
Kitap, ters köşe konusunda beklentimi tam karşılayamadı. Yazar bazı sürprizler yapmak istemiş ama psikolojik gerilim türünde kitaplar okuduysanız, olayların nereye varacağını önceden tahmin edebiliyorsunuz. Bu da kitabın gerilim dozunu yer yer düşürüyor.
Bu yüzden benim için “iyi ama çok da iddialı olmayan” bir kitap oldu. Bu kadar popüler olmasının nedenini tam olarak çözemedim diyebilirim.
Yine de uzun zamandır bu tarz bir kitap okumadığım için bana iyi geldi. Kitabın final kısmını daha başarılı buldum.
Kitabın uyarlama filmini de izledim ama açıkçası kitaptaki o psikolojik atmosfer ve duygu filme yeterince yansıtılamamış.
Kitabın iki tane daha devam kitabı olduğunu da biliyorum. Muhtemelen benzer kurgu ve ilerleyişle devam edeceğini düşündüğüm için alıp okumayı düşünmüyorum.
Genel olarak; akıcı, kolay okunan ama derinlik ve sürpriz açısından beklentiyi çok yükseltmeden okunması gereken bir kitap.