Varoluşçuluk akımı, içinde bulunduğumuz çevreye ve geleneklere karşı çıkmamız için esaslı bir gerekçe oluşturuyordu. Mademki insan kendini seçerdi, biz de kendi yaşamımızı seçmekte özgürdük.
"Hayatım boyunca, beni arkadaşlarımdan ayıran öyle çok şey olmuştu ki, bu soru sorulana kadar, bu durum bana doğal gelmişti. Hiçbir sporu ya da oyunu onlar gibi kendimi kaptırarak oynamamıştım. O delice coşkularına gıpta etmiştim her zaman ama becerememiştim."
Aklını kitaplarla bozup yollara düşen Manchalı ihtiyar Don Kişot’tum sanki. Karşısına çıkan yel değirmenlerini düşman sanıp savaşan Don Kişot gibi bir roman kahramanı olup kafamdaki kitapların içinde gezmek istiyordum belki de.