Son zamanlarda yitirdiğimiz insanlığımızı yüzüme tokat gibi çarptı quasimodo. Bu kambur ve çirkin görünümlü adam yıllarca sevgi görmeden, dışlanarak büyümüş olmasına rağmen yüreğinin güzelliği kitaptaki karakteri gün ışığı gibi parlatmış.
Bazen çok şaşırıyorum. Bazı yazarlar bu tarz senaryoları nasıl kurgulayıp, en ince ayrıntısına kadar kendileri yaşamış gibi bu kadar olayın içine sürükleyebilir okuyucuyu.. Viktor Hugo cidden çok büyük bir yazar. Her kitabının ayrı bir tadı var. Gerçekten çok kültürlü, muhakeme ve mukayese yeteneği fevkâlâde gelişmiş, anlatımını biraz sohbet ediyor havasıyla yapan, akıcı bir üslup sahibi, bilgili, olayları 3-4 farklı koldan anlatıp sonra 50-60 sayfa önce bahsettiği bir konuya dönmeyi ya da en azından atıf yapmayı seven bir yazar.
Bu kitapta ortaçağdaki krallık düzenini eleştirmiş ve köhnemiş, duyarsız, çürümüş bir toplumu tasvir etmiş.
Son zamanlarda okuduğum birkaç kitapta aşırı can sıkıcı şekilde; geçmişte, idamın halk tarafından ilgiyle ve heyecanla karşılanması olayına rastladım.
Toplum, insanlık hep böyle miydi diye soruyorum. Sanırım cevap "evet". Neyse...
Kitaplar iyi ki var..