‘’(…) İnsan, ölümü oyuna getirmek amacıyla yaşanmışlıklardan oluşan mal varlığına kattığı her bakışı, her adımı, her nefesi aslında sadece onun için, günün birinde kara elini alelacele bir araya getirilmiş küçük küçük hatıralardan oluşan bu varlığın üstüne koyacak olan ölüm için topluyordu.’’
‘’Zaman modaya düşkün bir ev sahibidir:
Giden misafirin üstün körü elini sıkarken,
Gelen misafirine uçar gibi ellerini açar,
Ellerine sarılır. Hoş geldin derken gülümser,
Güle güle derken içini çeker insanoğlu.’’